Kurumsal Kimlik
- Anasayfa
- Kurumsal Kimlik
Markanın ayırt edici yanını yerinde araştırmak
Bir işletmenin kendine ait yanı çoğu zaman hazırlanmış tanıtım cümlelerinde değil; telefonda verilen cevapta, teslim sırasında gösterilen özende ve müşterinin başkasına anlatırken seçtiği kelimelerde saklıdır. Kurumsal kimlik çalışmasına bu nedenle çizimle değil, işin yürüdüğü yeri dinleyerek başlıyoruz. İlk görüşmelerde neyin satıldığından çok, kimin neden geri döndüğü konuşulur.
Aynı soruları farklı kişilere sorarız; sahada duran, siparişi alan, şikâyeti karşılayan ve hesabı tutan kişilerin anlattıkları çoğu kez birbirinden ayrışır. Bu ayrışmanın nerede başladığını görmek, hangi vaadin gerçekten tutulduğunu ortaya çıkarır. Beğeni konuşmasını sona bırakır, önce işin kendi hâlini kayda geçiririz.
Toplananları kısa bir metne bağlarız: ne üstlenildiği, hangi sözün verilmediği ve nasıl bir tonda konuşulacağı orada durur. Sonraki bütün biçim kararları bu metne dayandığı için bir renk ya da yazı tercihi tartışıldığında dönülecek bir dayanak bulunur ve konuşma zevk düzeyinde takılıp kalmaz.
İşaretin dayanacağı yüzeyleri baştan hesaba katmak
Bir işaret yalnızca sunum dosyasında değil; fatura köşesinde, cam kapıda, dikilmiş bir yakada ve küçücük bir uygulama simgesinde de yaşamak zorundadır. Çizime geçmeden önce bu yüzeylerin listesini işletmeyle birlikte çıkarıyoruz. Nerede kullanılacağı bilinmeyen bir işaret, sonradan herkesin kendi yöntemiyle esnettiği bir çizime dönüşür.
Denemeler kâğıt üzerinde bırakılmaz. İşaretin en küçük hâlinde hangi ayrıntısının kapandığı, tek renge indiğinde ayırt edilip edilmediği ve koyu zeminde ağırlığını koruyup korumadığı, çizim hâlâ değiştirilebilirken sınanır. Çevresinde bırakılması gereken en az boşluk da bu denemelerin sonucunda belirlenir.
Sonunda tek satır, iki satır ve yalnızca simge biçiminde ayrı düzenlemeler teslim edilir; hangisinin nerede kullanılacağı dosya adında belirtilir. Böylece bir alana sığmadığında kimsenin oranı bozmasına, gölge eklemesine ya da rengi kendi başına değiştirmesine gerek kalmaz; aranan seçenek zaten hazırdır.
Renkleri beğeniye değil okunma koşuluna göre seçmek
Palet kurulurken ilk bakılan şey hangi tonun hoşa gittiği değil, üzerine düşen yazının okunup okunmadığıdır. Renkleri bu yüzden görevleriyle birlikte tanımlıyoruz: hangisi geniş yüzeyde durur, hangisi ayrımı sağlar, hangisi yalnızca uyarı için ayrılır. Görevi yazılmamış bir ton, birkaç ay içinde rastgele kullanılmaya başlar.
Seçimi ekranda parlak göründüğü için değil, farklı koşullarda ayakta kaldığı için onaylarız. Az ışıklı bir ortamda, güneş alan bir yüzeyde, küçük punto bir yazıda ve renk ayrımında zorlanan bir okurun gözünde ne olduğu denenir. Bu denemelerden geçmeyen ton, ne kadar beğenilirse beğenilsin düzene girmez.
Onaylanan tonların baskı ve ekran karşılıkları ayrı ayrı kayda geçer. Böylece aynı ton, iki farklı işte birbirine yakın ama aynı olmayan değerlerle üretilmez. Değerler tek bir yerden okunduğu için üretim sırasında tahmin yürütülmez; bağımsız yapılan işler yan yana geldiğinde uyumlu görünür.
Yazı karakterini en küçük ölçekte sınamak
Yazı, bir markanın en sık tekrar eden sesidir; her fiyat listesinde, her sözleşmede ve her ekranda aynı karakter karşımıza çıkar. Karar verirken bu yüzden başlıkta nasıl durduğuna değil, dokuz puntoya indiğinde hâlâ rahat okunup okunmadığına bakarız.
Aileyi seçerken kaç ağırlığa ihtiyaç duyulduğunu, rakamların alt alta hizalanıp hizalanmadığını ve Türkçedeki bütün harflerin eksiksiz çizilip çizilmediğini kontrol ederiz. Noktasız ı, şapkalı harfler ve tırnak biçimleri çoğu belgede sonradan sorun çıkarır; bunları seçim aşamasında görmek ileride yapılacak düzeltmeleri gereksiz kılar.
Ardından başlık, alt başlık, gövde metni ve küçük not için ölçüler ile satır araları tek tek belirlenir. Ölçü ilişkisi yazılı olduğundan farklı kişilerin hazırladığı belgeler yan yana konduğunda birbirine benzer. Lisans koşulları da bu aşamada netleşir; kimin hangi cihazda kullanabileceği baştan bilinir.
Fotoğraf yaklaşımını ortak bir çerçeveye oturtmak
Fotoğraf, çoğu işletmede en çok üretilen ama en az konuşulan malzemedir; farklı kişiler farklı zamanlarda çeker, sonuçta birbirine benzemeyen bir yığın birikir. Kurumsal kimlik çalışmasının bu bölümünde amaç güzel kare elde etmek değil, hangi karenin markaya ait sayılacağını tarif etmektir.
Işığın nasıl kullanılacağı, insanın çerçevede nerede duracağı, ürünün hangi mesafeden görüneceği ve arka planda neye izin verildiği örnekler üzerinden anlatılır. Kabul edilen ve edilmeyen kareler yan yana gösterildiğinde ölçü, uzun bir metin okunmadan anlaşılır ve tartışma kısalır.
Elde bulunan arşiv de aynı gözle taranır; kullanılabilir olanlar ayrılır, yeniden çekilmesi gerekenler işaretlenir. Renk düzeltmesi için ortak bir ayar bırakıldığında sonradan telefonla çekilen bir kare bile aynı çizgide durur; arşiv zamanla dağılmak yerine birikerek güçlenir.
Paylaşım düzenlerini günlük işin hızına göre kurmak
Görünüm çoğu zaman en çok acele edilen yerde bozulur. Bir duyuru yetiştirilirken hazır bir düzen yoksa o gün eldeki dosyayla iş görülür ve her seferinde başka bir sonuç çıkar. Şablon hazırlarken bu nedenle biçimin yanında hız da gözetilir; Kütahya’da yürüttüğümüz işlerde en çok bu noktada zorlanıldığını görüyoruz.
Önce işletmenin gerçekten hangi içerikleri düzenli ürettiğini belirleriz: duyuru, fiyat bilgisi, iş örneği, teşekkür, çalışma saati değişikliği. Her tür için ayrı bir düzen kurulur ve metin uzayıp kısaldığında dağılmayacak biçimde ayarlanır. Hiç kullanılmayacak bir tür için şablon hazırlamayız.
Şablonlar, işletmenin kendi kullandığı araçta ve üzerine yazı yazılabilir hâlde teslim edilir. Devretmeden önce içerideki bir kişiyle birlikte birkaç örnek üretiriz; takıldığı yer varsa düzen orada sadeleştirilir. Amaç, her paylaşım için dışarıdan destek beklenmesini ortadan kaldırmaktır.
Basılı evrakı ekrandaki yüzle aynı çizgiye getirmek
Bir işletmenin en çok elden ele dolaşan belgesi çoğu kez teklif, irsaliye ya da faturaya eklenen sayfadır. Bunlar yıllar içinde ayrı ayrı hazırlandığından aynı kurumdan çıktığı anlaşılmayan bir görünüm oluşur. Belgeleri ele alırken önce hangisinin kime ulaştığını çıkarırız.
Sonra her belge taşıdığı bilgiye göre yeniden düzenlenir: hangi alanın en üstte duracağı, imzanın nereye geleceği, küçük yazının hangi ölçünün altına inmeyeceği belirlenir. Amaç belgeyi süslemek değil, karşı tarafın aradığı bilgiyi bakar bakmaz bulmasını sağlamaktır.
Düzenlenen belgeler hem baskıya hem de ekrandan doldurmaya uygun bırakılır. Sayfa kenarındaki paylar, katlama yerleri ve zarf penceresine denk gelen alan hesaplanır. Böylece aynı belge yazıcıdan çıkarılsa da dosya olarak gönderilse de düzenini korur, ikinci bir sürüm hazırlamak gerekmez.
Tabela ve araç uygulamalarını gerçek ölçüyle denemek
Uzaktan okunacak bir yüzey, masa başında bakılan bir dosyadan bambaşka kurallara tabidir. Tabelada satır sayısı azaldıkça okunma mesafesi artar; araç üzerinde ise yüzeyin eğrisi, kapı boşlukları ve cam sınırları yerleşimi bozar. Ölçüleri bu nedenle gerçek yüzeyin üzerinden alırız.
Uygulamadan önce yerleşimi yerin fotoğrafına bindirip gösteririz; hangi yazının hangi mesafeden okunacağı, gece aydınlatmasında neyin kaybolacağı ve hangi ayrıntının üretimde eriyeceği önceden görülür. Karar bu görüntüler üzerinden verildiği için iş başladıktan sonra çıkan sürpriz azalır.
Üreticinin isteyeceği ölçü, renk karşılığı ve malzeme notu aynı dosyada toplanır. İş birden fazla yere yaptırılsa bile çıkan sonuç birbirine yakın olur; çünkü herkes aynı ölçü sayfasına bakar ve kendi yorumunu eklemek zorunda kalmaz.
Dosya düzenini ekibin bulabileceği biçimde bırakmak
Bir kurumsal kimlik çalışmasının ömrü çoğu zaman dosyaların nerede durduğuna bağlıdır. En dikkatli hazırlanmış çizim bile bulunamadığı gün yerini eski bir kopyaya bırakır. Teslimi bu yüzden klasör düzeniyle birlikte planlıyor, hangi dosyanın nerede duracağını baştan konuşuyoruz.
Klasörler kullanım amacına göre ayrılır; ekran için hazırlanan dosya ile baskıya giden dosya aynı yerde durmaz. Dosya adlarında ölçü, renk biçimi ve sürüm bilgisi bulunur. Adına bakınca ne olduğu anlaşılan bir dosya, yanlış yerde kullanılma ihtimalini belirgin biçimde azaltır.
Eski sürümler silinmez, ayrı bir yere alınır; hangi tarihte neyin değiştiği kısa bir not olarak yazılır. Ekipte bir değişiklik olduğunda arşiv, kimseye sormaya gerek bırakmadan neyin nerede durduğunu gösterir; devir için hiç kimsenin kişisel bilgisayarına bağlı kalınmaz.
Kullanım rehberini örnekler üzerinden yazmak
Rehberin işe yaraması kalınlığıyla değil, açılıp bakılabilmesiyle ölçülür. Kuralları bu yüzden soyut cümlelerle değil, doğru ve yanlış örnekleri yan yana koyarak anlatırız. Bir kişi aradığını iki sayfa içinde bulamıyorsa metin kısaltılır; okunmayan bir rehber, hiç yazılmamış sayılır.
İçeride işaretin çevresindeki boşluk, renk değerleri, yazı ölçüleri ve fotoğraf yaklaşımı tek tek yer alır; her bölümde o kuralın hangi durumda geçerli olduğu belirtilir. Sık karşılaşılan sorular için hazır cevap bırakılır, böylece her ayrıntı için tasarımcıya dönülmesi gerekmez.
Rehberi teslim ederken ekiple birlikte bir kez baştan sona okuruz; anlaşılmayan yer varsa cümle orada değiştirilir. Belgeyi sonradan düzenlenebilir bir dosya olarak bırakırız. İleride yeni bir kullanım çıktığında kural silinip yeniden yazılmak yerine üzerine eklenir.
Tedarikçiye doğrudan üretilebilir dosya vermek
Tasarımın son hâli çoğu kez bizim ekranımızda değil, üretimin yapıldığı atölyede belli olur. Kesim payı, bıçak izi, renk ayrımı ya da dikiş sınırı gözetilmeden hazırlanan bir dosya orada yeniden çizilir ve sonuç ilk karardan uzaklaşır. Çıktıları bu nedenle üretim koşuluna göre hazırlıyoruz.
Hangi işin hangi yöntemle üretileceği önceden sorulur; ofset, dijital baskı, oyma ya da işleme için ayrı dosya bırakılır. Yazılar çevrilir, renkler ilgili sisteme geçirilir, taşma payları eklenir. Üreticinin dosyayı açtığında kendi başına düzeltme yapmak zorunda kalmaması hedeflenir.
İlk üretimde numune istenmesini öneririz; kâğıdın rengi emmesi ya da malzemenin dokusu ekranda görünenden ayrılabilir. Numune üzerinde yapılan küçük bir düzeltme, çok adetli bir işin baştan sona yenilenmesini önler ve maliyet tarafında da rahatlık sağlar.
Kurulan düzeni zaman içinde ayakta tutmak
Bir düzen kurulduktan sonra asıl sınav aradan geçen aylarda başlar. Yeni bir ürün, farklı bir kampanya ya da ekipteki değişiklik, kuralların dışına çıkan küçük uygulamalar doğurur. Bunların tek tek zararsız görünmesi, toplamda görünümü dağıtmalarını engellemez.
Belirli aralıklarla üretilen işleri toplayıp birlikte gözden geçirmeyi öneriyoruz; hangi kuralın uygulamada zorlandığı ancak böyle anlaşılır. Sorun kuralın kendisindeyse metni değiştiririz, alışkanlıktaysa örnek ekleriz. Bu gözden geçirme kimseyi sorgulamak için değil, düzeni güncel tutmak için yapılır.
Yapılan değişiklikler kısa notlarla kayda geçer; böylece yıllar sonra bile bir tercihin neden yapıldığı bilinir. Bu kayıt, Kütahya’da uzun süredir birlikte çalıştığımız markalarda geçmişin kaybolmamasını sağlıyor; marka büyürken önceki kararlar da elinin altında kalıyor.
Kurumsal Kimlik Çalışmasına Dair Sık Sorulan Sorular
Bir kurumsal kimlik çalışması logoyla sınırlı mıdır?
Logo en görünür parçadır; ancak markayı yalnız başına omuzlayamaz. Renk düzeni, yazı karakterleri, fotoğraf yaklaşımı, belge şablonları ve bunların hangi durumda nasıl uygulanacağı birlikte tanımlandığında işleyen bir bütün oluşur. Kurallar yazıya dökülmediğinde ise aynı işaret her elde biraz daha farklı uygulanır.
Var olan logomuzu tümüyle değiştirmek gerekir mi?
Her zaman gerekmez. Tanınmayı sağlayan unsurlar yerinde bırakılıp yalnızca okunurluk, ölçek ve küçük kullanımlardaki sorunlar giderilebilir. Ne kadar müdahale edileceğine markanın ne süredir bilindiğine, elinizdeki çizimin teknik durumuna ve önünüzdeki dönemin planına bakarak birlikte karar veririz.
Teslimde hangi dosya biçimleri veriliyor?
Temelde her ölçekte bozulmadan büyüyüp küçülen vektörel dosyalar verilir. Yanına ekran kullanımı için hazırlanan renk karşılıkları ile baskıya uygun çözünürlükteki karşılıklar eklenir. Hangi dosyanın nerede kullanılacağı adından anlaşıldığı için yanlış dosyayla üretime girme ihtimali azalır.
Şablon çalışması sonradan kapsama eklenebilir mi?
Eklenebilir. Önce işletmenin düzenli olarak ürettiği duyuru ve metin türleri belirlenir, sonra her tür için kolayca güncellenen bir düzen kurulur. Buradaki ölçü, içerideki bir kişinin dışarıdan destek beklemeden aynı çizgide iş çıkarabilmesidir.
Rehber gündelik işte kimin işine yarar?
Rehber, gün içinde tekrar eden küçük kararları tek bir kaynağa bağlar; işaretin çevresinde bırakılacak boşluk, renk değerleri ve yazı ölçüleri orada yazılıdır. Yeni katılan bir çalışan da dışarıdan iş yapan bir üretici de aynı sayfaya bakar. Kurumsal kimlik düzeninin zamanla dağılmamasının en pratik yolu budur.
Baskı ve üretim de hizmete dâhil mi?
Tasarım ve üretime hazır dosyaların hazırlanması kapsam içindedir. Baskının, imalatın ya da montajın düzenlenmesi isteniyorsa malzeme, adet ve teslim koşulları ayrıca konuşulup yazılı hâle getirilir. Bu ayrımın baştan net olması, sonradan beklenti farkı doğmasını önler.
